<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık arşivleri - Vicco Blog</title>
	<atom:link href="https://blog.vicco.com.tr/category/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://blog.vicco.com.tr/category/saglik/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 12 Apr 2022 07:19:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://i0.wp.com/blog.vicco.com.tr/wp-content/uploads/2024/02/cropped-favicon.png?fit=32%2C32&#038;ssl=1</url>
	<title>Sağlık arşivleri - Vicco Blog</title>
	<link>https://blog.vicco.com.tr/category/saglik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">209437751</site>	<item>
		<title>Çocuklarda Sık Yaşanan Ayak Sorunları Nelerdir?</title>
		<link>https://blog.vicco.com.tr/cocuklarda-sik-yasanan-ayak-sorunlari-nelerdir/</link>
					<comments>https://blog.vicco.com.tr/cocuklarda-sik-yasanan-ayak-sorunlari-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vicco]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Apr 2022 07:19:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayakkabı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[ilk adım]]></category>
		<category><![CDATA[ortopedik ayakkabı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://blog.vicco.com.tr/?p=2511</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların ayaklarında gelişen bozuklukların erken tanısı son derece önemlidir. Bu ayak sorunlarını iki farklı kategoriye ayırabiliriz. Çocukların yüzde 60, 70,...</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/cocuklarda-sik-yasanan-ayak-sorunlari-nelerdir/">Çocuklarda Sık Yaşanan Ayak Sorunları Nelerdir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çocukların ayaklarında gelişen bozuklukların erken tanısı son derece önemlidir. Bu <strong>ayak</strong> sorunlarını iki farklı kategoriye ayırabiliriz. Çocukların yüzde 60, 70, bazı çalışmalara göre 80&#8217;inde hafif düztabanlık ve hafif içe basma problemi gözlenmektedir.<br>Bebeklerin çok büyük kısmında 5 yaşına kadar düztabanlık görülebilir. Çocuğun ayağını basarken düz, otururken veya parmak uçlarındayken normal ayak içi girintisinin görülmesi durumunda esnek düztabanlıktan bahsedebiliriz. Esnek düztabanlık, zaman içinde tedaviye ihtiyaç duymadan düzelir. Ancak bu durumun ergenlik dönemine kadar devam etmesi durumunda <strong>ayak</strong> tabanında ağrı oluşmaya başlar. Bu durumda doktora gidilmesinde yarar vardır.<br>Çocukların ayaklarında görülen bazı sorunlar zamanla düzelebiliyor. Ancak bazı sorunlar da kalıcı problemlere neden olabiliyor. Çocuğunuzun ayak gelişiminin normal ilerleyip ilerlemediğini, ayağındaki sorunun tedavi gerektirip gerektirmediğini, <strong>ayak</strong> konusunda uzman bir doktora başvurarak öğrenebilirsiniz.<br>Bebekler ilk adımı attıklarında büyük heyecan duyarlar. Bu durum ebeveynler için de çok önemli, mutlu ve heyecan verici bir andır. Ebeveynler bu heyecanla hemen bebeklerine gidip ayakkabı alıyorlar. Bbu, uzmanlar tarafından önerilmiyor. Bir diğer önemli yanlış da çocukların ayak sağlığına çok fazla dikkat edilmemesi. Anneler çocuklarının her şeyiyle ilgilenirler. En ufak bir değişikliğe dikkat ederler. Ancak ayakları ihmal etme alışkanlığı yüzünden bazen bu hayattaki en değerli varlıklarının ayaklarına gereken özeni göstermezler. Oysa ki onların gelecekte yaşayacakları ayak sorunları işte tam da bu yaşlarda oluşmaya başlar. Çocukların ayakları çok hızlı büyür. 12 yaşındaki bir çocuğun ayakları neredeyse bir yetişkin ayağı kadar büyüktür. Bu gelişim sırasında dikkat edilmezse, çocuğun ayaklarında bacak ve sırt gibi vücudun diğer kısımlarında da problemlere yol açabilen çok önemli bozukluklar oluşabilir.</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/cocuklarda-sik-yasanan-ayak-sorunlari-nelerdir/">Çocuklarda Sık Yaşanan Ayak Sorunları Nelerdir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://blog.vicco.com.tr/cocuklarda-sik-yasanan-ayak-sorunlari-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2511</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Masallar Çocukları Nasıl Etkiler?</title>
		<link>https://blog.vicco.com.tr/masallar-cocuklari-nasil-etkiler/</link>
					<comments>https://blog.vicco.com.tr/masallar-cocuklari-nasil-etkiler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vicco]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2022 07:55:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://blog.vicco.com.tr/?p=2507</guid>

					<description><![CDATA[<p>Asırlardır anlatılan ve dilden dile dolaşan masalların çocuklar üzerindeki etkisi büyüktür. Esasına baktığımızda olağanüstü olaylar gibi görünen, ama çoğu zaman...</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/masallar-cocuklari-nasil-etkiler/">Masallar Çocukları Nasıl Etkiler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Asırlardır anlatılan ve dilden dile dolaşan masalların çocuklar üzerindeki etkisi büyüktür. Esasına baktığımızda olağanüstü olaylar gibi görünen, ama çoğu zaman insanoğlunun yaşadığı olayları farklı kahramanlara yükleyen masallar, bu yolla güldürürken bilgi ve ilham veren, bunların yanında da bir ders niteliği de taşırlar. Dolayısıyla masal kahramanlarının yaşadıklarıyla çoğu zaman o hikayelerden kendimize ait bir şeyler buluruz. Bu nedenle masalların toplum için de çok önemli olduğunu çocuklarımıza hissettirmeliyiz. Masal dinleyen, okuyan çocuk ile bunlardan hoşlanmayan çocuk arasında farklar muhakkak ki olacaktır. Masal anlatırken veyahut dinlerken masalı bir yandan da çocuklar o anı hayal eder, yaşarlar. Bu durum, çocukların duygu ve düşüncelerini daha çok hissedebilmesini etkiler. Yani çocuk tam anlamıyla aktif olabilir. Bunların yanında masallarda geçen insani değerler; aile, hayvan sevgisi, empati ve ahlaki ilişkiler çocuğun gelişiminde ve düşünce yapısının canlanmasında etkisini gösteriyor. Masalın içinde verilen soyut ve somut dersler ile çocuklar daha da bilinçlenebiliyor.<br><strong>Masalların Çocuklar için Yararları Nelerdir?</strong><br>Masallar, çocuklar için çok faydalıdır. Bunları sıralayacak olursak;<br>Masallar öncelikle çocukların keyifli ve huzurlu vakit geçirmesinde rol oynayan kahramanlardandır.<br>Çocukların hayal dünyasının genişlemesine katkıda bulunur.<br>Çocukların bilişsel ve duygusal becerilerinin gelişimini destekler.<br>Okuma ve yazmaya olan ilgilerini artırır.<br>Masalları dinleyerek olayların takibini yapma konusunda gelişebilir ve anlatılan konulara odaklanarak içerisinde kendisine ait bir şeyler bulabilir.<br>Dinlediği masallardan sonra çocuk, kendi iç dünyasını sorgular ve geliştirir.<br>Daima zıt olayları anlatan masallar, iyi ve kötüyü, güzeli ve çirkini, doğruyu ve yanlışı gibi birçok konuda çocukların ayırt edebilme becerilerini geliştirmesine yardımcı olur.<br>Masalların içerisinde geçen atasözleri, deyimler kalıplaşmış sözcükler ve tekerlemeler çocukların kelime dağarcığının gelişimine katkıda bulunur.<br>Masal dinlemeyi alışkanlık haline getirmiş çocuklar ilerleyen yaşlarında da çok iyi bir dinleyici olmaya aday olurlar.<br>Masal okuma ve dinleme saatlerinde anne ve babasıyla vakit geçiren çocuğun aile bağları güçlenir. Bu da tüm hayatını, aile ve arkadaş ilişkilerini etkiler.<br>Çocuklar, sevdiği masalları insanlara anlatarak sosyal iletişim becerilerini kuvvetlendirebilir.</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/masallar-cocuklari-nasil-etkiler/">Masallar Çocukları Nasıl Etkiler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://blog.vicco.com.tr/masallar-cocuklari-nasil-etkiler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2507</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bebeklerle Oynanabilen Oyunlar Nelerdir?</title>
		<link>https://blog.vicco.com.tr/bebeklerle-oynanabilen-oyunlar-nelerdir/</link>
					<comments>https://blog.vicco.com.tr/bebeklerle-oynanabilen-oyunlar-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vicco]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Mar 2022 07:25:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://blog.vicco.com.tr/?p=2494</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bebekler için oyun, onların gelişiminin en önemli kısmı olarak kabul edilir. Gelişimi süresince zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimine katkı sağlamak...</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/bebeklerle-oynanabilen-oyunlar-nelerdir/">Bebeklerle Oynanabilen Oyunlar Nelerdir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bebekler için oyun, onların gelişiminin en önemli kısmı olarak kabul edilir. Gelişimi süresince zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimine katkı sağlamak için en eğlenceli yol, oyunlardır. En önemli görev, bebeğin düzgün beslenmesi ve uyku düzeninin sağlanması olsa da sağlıklı gelişimin tamamlanabilmesi için onun bilişsel ve ruhsal gelişimine katkı sunmak çok önemlidir.<br>2.ay: Bebeğinizle karşılıklı konuşmanız, onun için en eğlenceli ve en eğitici aktivite olabilir. Konuşmanız sırasında sesinizi yükseltip alçaltarak ilgisini daha da yüksek tutabilirsiniz. Karnı acıktığında “karnın çok acıktı, ondan ağlıyorsun, seni anlıyorum, hadi gel karnını doyuralım” gibi cümleler kurun, anlamadığını düşünseniz de anlayacağından emin olabilirsiniz.<br>3.ay: El ve ayak hareketleri arttığından ve seslere olan duyarlılığı ilerlediğinden dolayı sesli oyuncaklar verebilirsiniz. Farklı renk ve şekillerdeki çıngıraklı oyuncaklar, diş kaşıyıcılar verebilirsiniz.<br>4.ay civarında, yüz üstü olarak bebek oyun halısına yatırın ve siz de yanına yatın. Size yakın olsun ama ulaşamayacağı bir yerde olsun, ona şarkılar söyleyin, bol bol gülün, eğlenin, eğlendirin.<br>5.ay: Elinize alacağınız bir oyuncağı göreceği şekilde bir elinizden diğerine geçirin, onun eline de bir oyuncak vererek aynısını yapmaya teşvik edin. Kucağınıza alıp yüz ifadelerinizi taklit etmeye çalışın, bol bol gezintiye çıkın, doğa yürüyüşleri yapın.<br>6.ay: Bebeğinizi kucağınıza alın ve elinize de bir kalın sayfalı kitap alın. Sayfaları ellemesine izin vererek birlikte kitap okuyun, çizimleri gösterin, sesinizi yükseltip alçaltarak dikkati yüksek tutun.<br>7.ay: En eğlenceli oyun Ceee oyunudur. Ellerinizi yüzünüze açıp kapatın, zamanla sizi taklit etmeye başlayacaktır. Bir bardağın içine katı şeyler koyun, diğer boş bardağa doldurmaya çalışmasına izin verin, böylelikle ince motor becerilerini destekleyin.<br>8.ay: Bebekler, yavaş yavaş hareketlenecek bir yerlere tutunarak ayakta durmaya çalışacaktır. Onunla birlikte şarkılar söylemek, hayvan ve doğa seslerini taklit etmek, müzik açıp birlikte dans etmek çok önemlidir. Özellikle dans etmesini teşvik etmek, beden hakimiyeti kazanmasında ve dengeyi öğrenmesinde etkilidir.</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/bebeklerle-oynanabilen-oyunlar-nelerdir/">Bebeklerle Oynanabilen Oyunlar Nelerdir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://blog.vicco.com.tr/bebeklerle-oynanabilen-oyunlar-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2494</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Kansızlık Nedir?</title>
		<link>https://blog.vicco.com.tr/hamilelikte-kansizlik-nedir/</link>
					<comments>https://blog.vicco.com.tr/hamilelikte-kansizlik-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vicco]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jan 2022 14:10:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[kansızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://blog.vicco.com.tr/?p=2465</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hamilelik döneminde anne adaylarının vücutlarındaki kan miktarı artar ve böylece buna bağlı olarak artan kapasitenin karşılanmamasıyla gebelikte kansızlık görülebilir. Birçok...</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/hamilelikte-kansizlik-nedir/">Hamilelikte Kansızlık Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hamilelik döneminde anne adaylarının vücutlarındaki kan miktarı artar ve böylece buna bağlı olarak artan kapasitenin karşılanmamasıyla gebelikte kansızlık görülebilir. Birçok anne adayı gebelik dönemine yetersiz demir depolarıyla başlayabilmektedir. Bu nedenle gebelik süresince kansızlık sorunu yaşayan anne adaylarına fazlasıyla rastlanmaktadır.<br><strong>Gebelikte kansızlık belirtileri nelerdir?</strong><br>Gebeliğin ikinci üç aylık dönemde kandaki plazma hacminin artmasına bağlı olarak hemoglobin düzeyi 10,5 g/dL altında kalan gebeler anemik olarak kabul edilmektedir. Kansızlığın yapılan tahliller dışında vücutta da çeşitli fiziksel belirtileri mevcuttur. Belirtileri; halsizlik, nefes darlığı, yorgunluk, çarpıntı, depresyon, anksiyete, baygınlık, unutkanlık olabilir.<br><strong>Gebelikte kansızlık nedenleri nelerdir?</strong><br>Gebelikte kansızlığın nedenleri arasında öncelikle olarak demir gereksinmesinin artması gelmektedir. Bunun nedeni olarak kan hacminin ve bebeğinizin ihtiyaçlarının artması gösterilmektedir. Diğer nedenlerden biri olarak yetersiz beslenmeye bağlı olarak depoların yetersiz olması gelmektedir. Geçirilen sık enfeksiyonlar ve özellikle parazit hastalıkları demir depolarının boşalmasına ve böylece gereksiniminizin artmasına yol açmaktadır.<br>Sık doğum ve düşükler de gebelik döneminizde kansızlığın nedenleri arasında söylenebilmektedir.<br>Barsaklarda meydana gelen emilim bozuklukları besinlerle aldığınız demirin vücutta emilmesini ve dolaşıma katılmasını engellemektedir.<br>Gebelikte Pika Sendromu (toprak, kil, çamur vb şeylerin tüketilmesi) gebelikte kansızlık nedenleri arasında sayılabilmektedir.<br><strong>Gebelikte kansızlık tedavisi nasıl olur?</strong><br>Gebelikte görülen kansızlık tedavisi mümkün olan bir sorundur. Gebelik sürecinizde düzenli olarak doktor takibinde olmanız size bu soruna erken müdahale etme şansı doğurabilir. Bu dönemde vücudunuz çeşitli birçok koruma yollarına girer. Maalesef bunlar anne adayının vücudundaki demir depolarının azalmasını ve eksikliğe maruz kalmasını bir süre sonra engelleyemez.<br>Gebelik döneminde artan gereksinimlerden biri olan demirin eksikliği ise 20.haftadan itibaren başlayabilmektedir. Bu nedenle kan değerleriniz gebelikte normal seviyelerde olsa dahi bu haftalardan itibaren takviye yapılması son derece önemlidir.<br><strong>Gebelikte kansızlığa iyi gelen besinler nelerdir?</strong><br>Demir eksikliği anemisine sahip anne adaylarının bu dönemde beslenmelerine oldukça dikkat etmesi ve doktoru tarafından planlanan tedavisine ek olarak tükettiği besinlerle desteklemesi gerekmektedir.<br>Demir emilimini artırmak için beslenmenizde birkaç ufak değişiklikler yapmanızda fayda var. Bu değişikliklerden biri de C vitamini tüketimi. Demir içeriği yüksek besinleri C vitamini ile birlikte tüketmek, demirin vücudunuzdaki emiliminin artmasına yardımcı olmaktadır. Böylece demirin vücudunuzdaki emilimi artmakta dolayısıyla demir ihtiyacınızın daha çabuk karşılanmasına yardımcı olmaktadır.<br><strong>Gebelikte Kansızlığa İyi Gelen Besinler</strong><br>Kırmızı et ve hindi eti, pekmez, tahin helvası, kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagiller, taze meyve ve sebzeler, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar, demir içeriği zenginleştirilmiş yiyecekler, ıspanak, pazı, maydanoz vb. yeşil yapraklı sebzeleri örnek olarak verebiliriz.<br><strong>Gebelikte görülen kansızlığın anneye etkileri nelerdir?</strong><br>Gebelik döneminde anne adayında kansızlık durumuna rastlanması hem anne hem de doğacak olan bebeğiniz için çeşitli sorunlara yol açabilmektedir. Kansızlıkla birlikte vücudunuzun bağışıklık sisteminde zayıflamalar meydana gelebilir ve bu durum gebelik sürecinizde yaşanabilecek hastalıklara karşı sorun teşkil edebilir.<br>Aneminin en büyük belirtilerinden biri olan halsizlik ise anne adaylarının günlük çalışma rutinlerinde aksamalar meydana getirebilmektedir. Buna bağlı olarak çalışma kapasitesinde azalma görülebilir.<br><strong>Gebelikte kansızlık bebeğime zarar verir mi?</strong><br>Aneminin anne adaylarına olduğu kadar bebek ve çocuklar üzerinde de etkisi görülmektedir. Bu dönemde çocukların motor gelişimi ve koordinasyonunda bozulma ve büyüme geriliği gözlenebilmektedir.<br>Kansızlık beraberinde çeşitli enfeksiyonlara karşı dirençte azalma ve dikkat eksikliği meydana getirdiği bilinmektedir. Bu rahatsızlığa sahip gebe adaylarının doğacak olan bebeklerinde dil ve okul gelişiminde bozukluklar oluşabileceği de bilinen diğer etkilerdendir.</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/hamilelikte-kansizlik-nedir/">Hamilelikte Kansızlık Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://blog.vicco.com.tr/hamilelikte-kansizlik-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2465</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Anne Sütünün Yapısı Nasıldır?</title>
		<link>https://blog.vicco.com.tr/anne-sutunun-yapisi-nasildir/</link>
					<comments>https://blog.vicco.com.tr/anne-sutunun-yapisi-nasildir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vicco]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jan 2022 09:13:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[süt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://blog.vicco.com.tr/?p=2458</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anne sütü bebeğinizin ilk 6 ay bütün gereksinimlerini karşılayacak karbonhidrat, yağ, protein, mineral, vitamin ve suyu dengeli bir oranda içerir....</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/anne-sutunun-yapisi-nasildir/">Anne Sütünün Yapısı Nasıldır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Anne sütü bebeğinizin ilk 6 ay bütün gereksinimlerini karşılayacak karbonhidrat, yağ, protein, mineral, vitamin ve suyu dengeli bir oranda içerir. Ayrıca anne sütünde bebeği enfeksiyonlara karşı koruyan ve bağışıklık sistemini güçlendiren bazı biyoaktif faktörler vardır. Bunun yanında sindirimi kolaylaştıran ve besin maddelerinin kolay emilimini sağlayan başka faktörler de yine anne sütünde bulunmaktadır. İlk günlerde gelen süt kolostrum olarak adlandırılır. Daha sonraki günlerde ise geçiş sütü ve olgun süt salgılanır.<br><strong>İlk ağız sütü nedir?</strong><br>İlk ağız sütü doğumdan hemen sonra salınıp ilk 2-3 gün devam eden süttür. Koyu kıvamlı sarı renktedir. Protein içeriği yüksek, yağ ve şeker oranı düşüktür. İçerisinde beyaz küreler, immünglobulin ve vitamin A; K,E yüksek oranda bulunur. Kolostrum içindeki hücreler bebeği enfeksiyonlara karşı korur ve ilk kakasını kolay yapmasını sağlar. Genellikle kolostrum miktarı azdır. Fakat ilk günlerde bebeklerin mide kapasiteleri de henüz artmamış olduğu için bu dönemde süt ihtiyaçları da az olmaktadır. İlk 2-3 günden sonra sütün miktarı giderek artmaya başlar ve anneler memelerini daha dolgun hissederler. Bu dönmede sütün arttığı ve geldiği anlaşılır. Genellikle bu dönem süt inmesi şeklinde adlandırılır. İlk 7-14 gün arasında gelen süt ise geçiş sütü, 14 günden sonra salınan süte ise olgun süt denir.<br><strong>Olgun Süt</strong>: Yaklaşık 10-14 günden sonra salgılanmaya başlayan süte olgun süt denir. Olgun süt bir emzirme süresi boyunca ilk süt ve son olarak iki kısımdan oluşur.<br><strong>İlk Süt</strong>: Emzirmeye başladıktan sonra ilk dakikalar içerisinde gelen süttür. Sulu kıvamlıdır ve şeker içeriği yüksektir. Bebeğin su ihtiyacını karşılar.<br><strong>Son Süt</strong>: Bebek emmeye başladıktan 2-3 dakika sonra gelen süttür. Krema kıvamında ve yağ içeriği yüksektir. Bebeğin sakinleşmesine ve doymasına yardımcı olur. Ayrıca yağ içeriği yüksek olduğu için bebeğin kilo almasını sağlar. Bebeğe doygunluk hissi vererek bebeğin tatmin olmasına yardımcı olur.</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/anne-sutunun-yapisi-nasildir/">Anne Sütünün Yapısı Nasıldır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://blog.vicco.com.tr/anne-sutunun-yapisi-nasildir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2458</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Süt Dişleri Nasıl Koruyabiliriz?</title>
		<link>https://blog.vicco.com.tr/sut-disleri-nasil-koruyabiliriz/</link>
					<comments>https://blog.vicco.com.tr/sut-disleri-nasil-koruyabiliriz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vicco]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Dec 2021 11:20:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bebek diş]]></category>
		<category><![CDATA[süt dişleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://blog.vicco.com.tr/?p=2444</guid>

					<description><![CDATA[<p>Süt dişlerinin korunması çocukluk ve ergenlik çağında gıdaların daha kolay çiğnenmesi besinlerden daha fazla yararlanma açısından önemlidir.Düzgün konuşma ve özgüven...</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/sut-disleri-nasil-koruyabiliriz/">Süt Dişleri Nasıl Koruyabiliriz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Süt dişlerinin korunması çocukluk ve ergenlik çağında gıdaların daha kolay çiğnenmesi besinlerden daha fazla yararlanma açısından önemlidir.<br>Düzgün konuşma ve özgüven kazanımında da sağlıklı süt dişlerinin varlığı büyük ölçüde yardımcı olur. Çocuğunuzun sağlıklı bedensel ruhsal ve sosyal gelişimi, <strong>sağlıklı gülümsemesi</strong> ile mümkündür. Çocukluk ve ergenlik çağında gıdaların daha kolay çiğnenmesi ve besinlerden daha fazla yararlanma elde edilebilmesi, aynı zamanda düzgün konuşma ve özgüven kazanımında sağlıklı süt dişlerinin varlığı büyük ölçüde yardımcı olur.<br><strong>Süt dişleri ne zaman çıkmaya başlar?</strong><br>Bebeklerde 6 aylıkken sürmeye başlayan <strong>süt dişleri</strong>, 24-30 aylarda tamamlanır. Diş çıkarma sırasında diş etlerinde oluşabilecek kaşıntı, şişlik, salya akışı, iştahsızlık huzursuzluk gibi belirtileri olabilir. Sürme tamamlanana kadar olan bu huzursuzluk döneminde çocuğun rahatlaması için, pomatlar, diş kaşıyıcı fırçalar ve diş halkalarından yararlanmak faydalı olacaktır.<br><strong>Süt dişlerini nasıl koruyabiliriz?</strong><br>Her çocukta 20 adet olan süt dişleri kalıcı dişlerin doğru yerde ve pozisyonda sürebilmelerinde rehberlik görevini üstlenirler. 7-11 yaşlarda <strong>süt dişleri</strong> sallanmaya başlar ve altından gelen kalıcı dişler onların yerini alır. Değişimin sağlıklı olabilmesi; ilk dişler olan süt dişlerinin sağlıklı korunabilmesi ile mümkündür. Bu nedenle dişler ağızda görünür görünmez, çocuğun ağız diş temizliği ve diş hekimi ile ilişkisi başlamalıdır.<br>ilk süt dişlerin temizliği; sabah akşam, temiz bir tülbent veya steril gazlı bez ile yapılır.<br>3 yaşına geldiğinde macun ve yaşına uygun boyutta üretilmiş fırça kullanmaya başlayabilir, ancak macunu yutmaması için mutlaka kontrol edilmelidir.</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/sut-disleri-nasil-koruyabiliriz/">Süt Dişleri Nasıl Koruyabiliriz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://blog.vicco.com.tr/sut-disleri-nasil-koruyabiliriz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2444</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bebekler Neden Kusar?</title>
		<link>https://blog.vicco.com.tr/bebekler-neden-kusar/</link>
					<comments>https://blog.vicco.com.tr/bebekler-neden-kusar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vicco]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Dec 2021 07:40:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[kusma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://blog.vicco.com.tr/?p=2441</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kusma mide içeriğinin istemsiz ve rahatsız edici şekilde dışarı çıkmasıdır. Çocuğunuz büyürken kusma ile karşılaşmanız kaçınılmazdır. Çünkü sık görülen pek...</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/bebekler-neden-kusar/">Bebekler Neden Kusar?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kusma mide içeriğinin istemsiz ve rahatsız edici şekilde dışarı çıkmasıdır. Çocuğunuz büyürken <strong>kusma</strong> ile karşılaşmanız kaçınılmazdır. Çünkü sık görülen pek çok bebek ve çocuk hastalıkları kusmaya neden olabilir. Tabi bebeğiniz kusarken kendinizi çaresiz hisseder ve endişelenebilirsiniz. Küçücük bebeğinizin midesinden nasıl bu kadar fazla kusmuk çıktığı sizi çok şaşırtabilir. Ama buna zamanla alışacaksınız. Çünkü bebek ve çocuklardaki kusma sıklıkla kendiliğinden geçer ve çok basit nedenlere bağlıdır. Tabi nadiren ciddi hastalıkların ilk belirtisi olabileceği de unutulmamalıdır.<br><strong>Bebeklerin kusması normal mi?<br></strong>Özellikle 1 yaş altında anne sütü ve ya mama ile beslenen bebeklerde mideden taşma şeklinde fazla gelen süt kısmının atılması çok sık karşılaşılan bir durumdur. Bu genellikle gerçek <strong>kusma</strong> ile karıştırılabilir. Ama ilk aylarında çok sık karşılaşılan bu kusma daha çok fizyolojiktir. Sıklıkla mideden fazlasını atıyor şeklinde adlandırılır. Deneyimli aileler bunu gerçek kusmadan ayırt edebilir ama yeni anne baba olmuş aileler bebeklerinin beslenme sonrası fazlasını çıkarmasını gerçek kusmadan ayırt edemeyebilir ve endişelenebilir.<br>Gerçek kusma daha zorlu şeklide ve mide içeriğinin çoğunun çıktığı ve bebeğe rahatsızlık verici bir kusma şeklidir. Fizyolojik kusma yani fazlasını çıkarma sıklıkla beslenme sonrası veya birkaç saat içerinde bebeğin zorlanmadan sıklıkla gaz çıkarma sırasında az miktarda kustuğu bazen sindirilmiş süt gibi çökelek ve ya yoğurt gibi olan kusmalardır.<br><strong>Bebekler ve çocuklar neden kusar?</strong><br>Bebek ve çocuklarda kusma sık görülen çocuk hastalıkları sırasında olabileceği gibi nadiren ciddi hastalıkların ilk belirtisi olarak da karşımıza çıkabilir.<br>Bebeklerde, çocuklarda en sık kusmaya neden olan hasatlıklar şunlardır;<br>Mide barsak enfeksiyonları,<br>İdrar yolu enfeksiyonu,<br>Üst solunum yolu enfeksiyonu,<br>Gastroözefagial reflü,<br>Gıda zehirlenmesi,<br>Besin alerjileri,<br>Kafa için basınç artması,<br>Menenjit,<br>Pilor stenozu,<br>İnvaginasyon,<br>Appandisit,<br>Nadir metabolik hasatlıklar.<br><strong>Kusan bebek ve çocuklarda hangi testler yapılmalıdır?</strong><br>Kusan bebek ve çocuklar için yapılacak testler doktor muayene bulgularına ve kusma hikayesine göre değişiklik gösterebilir. Buna göre kan testleri elektrolitler idrar testi gaita testi ve gerekirse görüntüleme testleri yapılabilir.<br><strong>Bebek ve çocuğunuz kustuğunda ne yapabilirisiniz?</strong><br>Bebeğiniz ve çocuğunuz kustuğu zaman endişelenmeniz çok normaldir. Ama kusma genellikle sık görülen çocukluk hastalıklarının nedeniyle olan bir durumdur. Ciddi hastalıklar nedeniyle olan kusmalar daha nadir bir durumdur. Kusmalar daha çok viral bir enfeksiyondan veya yediği bir gıda nedeniyle olabilir.<br>Önemli olan kusmaya bağlı bebeğiniz ve çocuğunuzun vücudunun susuz kalmamasına dikkat etmenizdir. Çocuğunuz kustuktan sonra ona 30-60 dakika bir zaman tanıyın. Hemen beslemeyin Biraz midesinin dinlemesine müsaade edin. Kusma sonrası uyudu ise yine bir süre dinlemesini bekleyin. Sonrasında eğer kendisi birşeyler içmek isterse yavaş yavaş sıvı vermeye çalışın. Ama çok miktarda değil önce birkaç tatlı kaşığı olacak şekilde verin.<br>Su veya bebeğiniz emiyorsa ilk olarak anne sütü vermeniz daha iyi olur. Eğer çocuğunuz tekrar kusarsa yine 30-60 dakika dinlemesine müsaade edin ve yine çok az az olacak şekilde sıvı vermeye çalışın. Eğer bir şeyler yemek istiyorsa kuru az yağlı tahıl ekmek kraker makarna pirinç deneyin. Yağlı ve baharatlı yiyeceklerden kaçının.<br><strong>Kusan çocuklar için ne zaman doktor kontrolü gerekir?</strong><br>Çocuğunuz çok halsiz ise,<br>Su kaybı belirtileri varsa,<br>3 aydan küçük ve 2 den fazla kusma varsa,<br>Kusma 24 saatten fazla devam ettiyse,<br>Yüksek ateş ile birlikte kusma varsa,<br>Şiddetli karın ağrısı varsa,<br>Kusma ile birlikte karın şişliği varsa,<br>Kusma kanlı ve safralı ise,<br>Kusma ile birlikte kanlı kaka varsa,<br>Günde 8 den fazla kusma olduysa,<br>Baş ağrısı ile birlikte kusma varsa,<br>Kafa travması ile birlikte kusma varsa.</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/bebekler-neden-kusar/">Bebekler Neden Kusar?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://blog.vicco.com.tr/bebekler-neden-kusar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2441</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde İşitme Nasıl Gelişir?</title>
		<link>https://blog.vicco.com.tr/bebeklerde-isitme-nasil-gelisir/</link>
					<comments>https://blog.vicco.com.tr/bebeklerde-isitme-nasil-gelisir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vicco]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Dec 2021 13:34:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[işitme]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://blog.vicco.com.tr/?p=2435</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bebekleri etraflarındaki dünyayı keşfederken kulakları sayesinde bir sürü bilgi sahibi olurlar. İşitmek dil öğrenmeye yardımcı olur ve beyin gelişimini uyandırır....</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/bebeklerde-isitme-nasil-gelisir/">Bebeklerde İşitme Nasıl Gelişir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bebekleri etraflarındaki dünyayı keşfederken kulakları sayesinde bir sürü bilgi sahibi olurlar. İşitmek dil öğrenmeye yardımcı olur ve beyin gelişimini uyandırır. Bu yüzden en kısa zamanda işitme problemlerini tanımlamak önemlidir.<br>Doğumdan hemen sonra bebeğiniz işitme testi almalıdır. O andan itibaren doktorunuz her seferinde bebeğinizin <strong>işitme</strong> duyusunu kontrol etmelidir.<br>İç kulak hamileliğin 20. haftasında tamamen gelişmiştir ve bebekler tamamen gelişmiş işitme yeteneğiyle doğmuşlardır. Bu yüzden bebeğiniz dinlemeye hazırdır.<br>Doğumdan itibaren bebekler seslere, özellikle tiz seslere, dikkat ederler. Bebeğiniz tanıdık seslere cevap verir ve büyük ihtimal yüksek ve beklenmedik sesler duyunca korkarlar.<br>Bebeğinizin seslere nasıl cevap verdiği bir parça kişiliğine de bağlıdır. Daha hassas bir <strong>bebek</strong> en ufak seste zıplayabilir.<br>2 aylık olana kadar, birçok bebek tanıdık ses duydukları zaman sessizleşirler ve “oh” gibi sesler çıkartırlar. Eğer siz okurken veya konuşurken bebeğiniz etrafa bakarsa endişelenmeyin ancak eğer sesinize tepki vermiyorsa veya çevreden gelen seslerden korkmuyorsa doktorunuza söyleyin.<br>4 aylık olana kadar, bebekler sesin kaynağını araştırmaya başlarlar ve 6 aya kadar sesleri taklit etmeye çalışırlar. 8 aylık olana kadar, mırıldanmaya ve sesteki ton değişimine tepki vermeye başlar.<br>Bebeğiniz dünyayı anlamaya ve iletişime geçmeyi öğrenmeye devam eder.<br>İşitme doğumda çalışıyor bile olsa, beyinde karmaşık seslere ve anlam veren kısmın gelişmesi tamamen 12 yaşında biter.<br>Bazı işitme bozuklukları kaçınılmaz bile olsa, bebeğinizin işitme duyusunu korumanız için yapabilecekleriniz vardır.<br>Onu yüksek, uzatılmış seslerden koruyun. Bebeğinizin gelişimine yardımcı olmak için, onu çeşitli seslere maruz bırakacak yöntemleri araştırın. Müzik keşfedin. Ona şarkı söyleyin. Doğumundan başlayarak onunla konuşun ve kitap okuyun. Büyüyene kadar beklemenin anlamı yoktur. Bebeğinize kelimeler yağdırmanıza gerek yoktur. Ancak ilgisini çekiyorsa, ona ne yaptığınızı söyleyin. Eğer bebek bezi çantasını hazırlıyorsanız, oraya giren şeyleri açıklayın. Onu giydirirken, giydirdiğiniz şeyin rengini ve ne olduğunu söyleyin.</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/bebeklerde-isitme-nasil-gelisir/">Bebeklerde İşitme Nasıl Gelişir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://blog.vicco.com.tr/bebeklerde-isitme-nasil-gelisir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2435</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kolik Yaşayan Bebeğe Ne Yapılmalı?</title>
		<link>https://blog.vicco.com.tr/kolik-yasayan-bebege-ne-yapilmali/</link>
					<comments>https://blog.vicco.com.tr/kolik-yasayan-bebege-ne-yapilmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vicco]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Nov 2021 12:30:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[gaz sancısı]]></category>
		<category><![CDATA[kolik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://blog.vicco.com.tr/?p=2421</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşamın ilk 3 ayında, 3 haftadan fazla, haftada en az 3 gün, günde 3 saati aşan huzursuzluk ve ağlama atakları...</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/kolik-yasayan-bebege-ne-yapilmali/">Kolik Yaşayan Bebeğe Ne Yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yaşamın ilk 3 ayında, 3 haftadan fazla, haftada en az 3 gün, günde 3 saati aşan huzursuzluk ve ağlama atakları olarak tanımlanan kolik yani bebeklerdeki gaz sancısı, bebeklerin %15-30’unda görülebilir. Anne sütü alanlarda daha azdır. Genellikle doğumdan sonra 2-3. haftalarda başlar, 6-8. haftalarda artar ve 3-4. aylarda kendiliğinden düzelir. Bebeğin gaz sancısı esnasında yüzü kızarır, alnı kırışır, yumruklarını sıkar, ayaklar karna doğru çekilir ve tiz-delici çığlıklar atarlar. Genelde öğleden sonra veya akşam saatlerinde gözlenir.</p>



<p><strong>Gaz Sancısı neden olur?</strong></p>



<p>Doktorlar koliğe neyin sebep olduğundan tam olarak emin değiller. Araştırmacılar, kolik için birçok olası nedeni araştırmışlardır. Katkıda bulunan faktörlerden bazıları şunlar olabilir:</p>



<p>Gaz veya hazımsızlıktan kaynaklanan ağrı veya rahatsızlık.</p>



<p>Tam olarak gelişmemiş bir sindirim sistemi.</p>



<p>Aşırı besleme veya yetersiz besleme.</p>



<p>Mama içeriğine veya anne sütüne duyarlılık.</p>



<p>Çocuğun aşırı uyarılması.</p>



<p>Korku, hayal kırıklığı veya heyecana karşı duygusal tepki.</p>



<p>Geçici rahatlama sağlayan uygulamalar:</p>



<p>Araba ile gezdirmek</p>



<p>Sırtını yumuşak aralıklı vuruşlar yapmak</p>



<p>Kucakta, pusette veya yatağında hafif şekilde sallamak</p>



<p>Saç kurutma makinesi, elektrik süpürgesi sesi, su sesi, ortam değişikliği yaratmak</p>



<p>Ninni söylemek, yumuşak masaj yapmak</p>



<p>Banyo yaptırmak</p>



<p>Annenin intoleransı olan yiyeceklerin beslenmeden uzaklaştırılması kolik ataklarının azalmasını sağlayabilir.</p>



<p><strong>Kolik ile normal ağlama arasındaki fark nedir?</strong></p>



<p>Koliğin tam olarak ne olduğu veya diğer ağlama türlerinden nasıl ayırt edileceği ile ilgili henüz net bir bilgi bulunmamaktadır.</p>



<p>Ancak doktorlar tipik olarak kolik ağlamasının normal ağlamadan daha yüksek sesli, daha yoğun ve daha tiz olduğu konusunda hemfikirdir. Kolikli bebekler sakinleştirilemez görünürler ve günde toplam en az üç saat ağlama eğilimindedirler. Çoğu zaman, kolik dönemleri her gün tekrar eder, ancak bazı bebekler ara sıra bir gece rahatlar.</p>



<p><strong>Kolik sancısının aile üzerindeki etkileri nelerdir?</strong></p>



<p>Kolikli bir bebek aile istikrarını etkileyebilir ve anne ve babada kısa süreli anksiyete veya depresyon nedeni olabilir. Ebeveynlerde yorgunluk ve strese de katkıda bulunabilir. Sürekli bebek ağlaması, ciddi evlilik uyumsuzlukları, doğum sonrası depresyon, emzirmenin erken sonlandırılması, doktorlara sık ziyaretler ve bir çok masraflar ile ilişkilendirilmiştir. Kolikli bebekler çocuk istismarına ve özellikle sarsılmış bebek sendromuna maruz kalabilir.</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/kolik-yasayan-bebege-ne-yapilmali/">Kolik Yaşayan Bebeğe Ne Yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://blog.vicco.com.tr/kolik-yasayan-bebege-ne-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2421</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bebek Banyosu ve Temizliği Hakkında Bilinmesi Gerekenler</title>
		<link>https://blog.vicco.com.tr/bebek-banyosu-ve-temizligi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/</link>
					<comments>https://blog.vicco.com.tr/bebek-banyosu-ve-temizligi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Vicco]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Nov 2021 06:30:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek banyosu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://blog.vicco.com.tr/?p=2406</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bebeğin ilk banyosu göbek düştükten sonra yapılmalıdır. Banyo öncesinde bebek yeni beslenmiş olmamalıdır. Banyo için uygun oda sıcaklığı 27, su...</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/bebek-banyosu-ve-temizligi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/">Bebek Banyosu ve Temizliği Hakkında Bilinmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bebeğin ilk banyosu göbek düştükten sonra yapılmalıdır. Banyo öncesinde bebek yeni beslenmiş olmamalıdır. <strong>Banyo</strong> için uygun oda sıcaklığı 27, su sıcaklığı ise 37-38 derecedir. Banyo sırasında üşümemesine dikkat ediniz ve süresini uzun tutmayınız. Bebeğin önce vücudunu sonra başını yıkayınız. Sıklık değişebilir, gün aşırı banyo uygun olabilir.<br>Kulak ve burun temizliği için kulak ve burun içerisine pamuklu çubuk sokulmamalıdır, sadece görünen kirler alınmalıdır. Bebeğinizin tırnakları bebek makasıyla uyku esnasında kesilebilir. Bebeğinizin cildi kuru ise banyo sonrası bebek losyonu kullanılabilir.<br><strong>İlk banyo nasıl olmalı?</strong><br>Bebeğin banyo yapması, özellikle de <strong>ilk banyo</strong>su oldukça önemlidir.<br>İlk kez anne ve baba olan kişiler bazen daha heyecanlı olurlar, oldukça küçük ve hareketli olan bebeğinizi yıkamak gözünüzü korkutsa bile aslında zamanla alışacağınız o kadar da zor olamayan bir işlemdir.<br>Genellikle bebeğin ilk banyosu için göbek bağının düşmesini beklemek gerektiği bazı doktorlar tarafından önerilse de bazı doktorlar göbeğin yeterince korunması halinde gerek olmadığını düşünmektedirler. Bunun için doktorunuza danışmanızda fayda vardır.<br>Banyoya başlamadan önce hazırlık yapmanız işinizi kolaylaştıracaktır.<br>Nedir bu hazırlık malzemeleri derseniz:<br>Bebek küveti<br>Küvet filesi<br>Göz yakmayan şampuan<br>Lif<br>Banyo termometresi<br>Havlu<br>Pamuk<br>Suyu dökmek için tas<br>Bebeğin bezi ve kıyafetleri<br>Pişik kremi<br>Kulak temizleme çubuğu<br>Bir kova ılık su, bebeği kurulamak için emici ve yumuşak havlu, bebek yıkamak için seçebileceğiniz şampuan ya da sabun, suyun sıcaklığını ölçebileceğiniz bir termometre, pamuk, küvet filesi yoksa bir havlu üzerine de bebeği yatırabilirsiniz, elinizde yıkamak, kayma riski taşıdığı için daha fazla dikkat gerektirmektedir.<br>Bebeği yıkadığınız odanın sıcaklığı da ayarlanmalıdır ki bebek üşümesin ve ilk banyo da bir yakınınızın yardımı sizi rahatlatabilir.<br>Küvete ya da fileye yatırdığınız bebeğin ilk önce vücudunu ılık su ile ıslatınız, bebekler en çok başlarından üşüdükleri için önce vücudun yıkanması daha iyi olacaktır. Bir eliniz sürekli bebeğin üzerinde olmalıdır, bebeğin vücudu uygun bir ürünle ya da suyla yıkanmalıdır, kıvrımlarına, bezli bölgeye özen göstererek dikkatle yıkanmalı ve durulanmalıdır, bebeğe özel bir lif kullanarak da vücudunu temizleyebilirsiniz, doğal liflere buradan ulaşabilirsiniz.<br>Küvet fileniz yoksa bir elinizle bebeğin başını ve vücudunu sırt üstü olarak elinizle alttan tutabilirsiniz.<br>Ardından saçlarını çok az bir şampuanla köpürterek yıkamalı ve gözüne kaçırmadan durulamalısınız.<br>Bebeğinizin yüzünü de ıslak bir bezle silebilir ya da pamuğu ıslatarak göz ve yüzünü temizleyebilirsiniz. Eğer göbeği düşmediyse ıslatmayınız, su değerse hemen kurulayınız.<br>Bebeği elinize aldıktan sonra son bir kez sırtını da yıkayarak durulayınız ve cildinde sabun ya da şampuan kalmamasına özen gösteriniz.<br>Bebeği hızlıca yıkadıktan sonra dikkatlice tüm kıvrımlarını kurulayınız, ikinci bir havluya geçirebilirsiniz. En önemli şey ise bebeği biraz büyük olsa bile banyo da asla yalnız bırakmamalısınız, bunu unutmayın.<br>Bebeğinizin altını dikkatle kuruladıktan sonra pişik önleyici bir kremle pişik oluşumlarına karşı korumaya yardım edebilirsiniz, ardından bezini bağlayın ve üzerini, altını giydiriniz, banyodan sonra bebeğin saçlarını havlu ile nazikçe kurulayın ve bebek kulağı için olan temizleme çubuklarını kullanarak kulağın kepçesini kurulayın.<br>Bebekler en çok baş ve ayaklardan üşüdükleri için şapka ve çorap giydirmeyi de ihmal etmeyin, bebeğinizi kendi giysinizden bir kat fazla giydirmeniz yeterli olacaktır.<br>Bebeğin sık <strong>banyo</strong> yapması, gelişimi açısından önemlidir, ayrıca pişik ve isilik gibi oluşumlardan cildi koruduğu için bebeğinizde buna bağlı huzursuzluklar oluşmaz. Bebek rahatlayarak daha güzel uyuyabilir.<br>Bebek yıkama sırasında ağlarsa telaşlanmayın, bu doğaldır, alışık olmadığı bir durumla karşılaşan bebek ağlayabilir, bir kaç <strong>banyo</strong> sonrasında duruma daha rahat alışacaktır.</p>
<p><a href="https://blog.vicco.com.tr/bebek-banyosu-ve-temizligi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/">Bebek Banyosu ve Temizliği Hakkında Bilinmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://blog.vicco.com.tr">Vicco Blog</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://blog.vicco.com.tr/bebek-banyosu-ve-temizligi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2406</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
